Dünya Altın Konseyi nedir? 5 yıl içinde küresel rezerv dengeleri sil baştan değişiyor
Dünya Altın Konseyi'nin son raporuna göre, merkez bankalarının altın alımları tarihi zirveye ulaştı ve önümüzdeki 5 yıl içinde doların küresel rezervlerdeki ağırlığının azalması bekleniyor.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
Dünya Altın Konseyi, altın piyasasının gelişimi ve yatırımcıların doğru bilgilendirilmesi amacıyla faaliyet gösteren, merkezi Londra'da bulunan uluslararası bir endüstri kuruluşudur. Konsey, yayımladığı kapsamlı bir anket ve analizle küresel rezerv sisteminde ciddi bir kırılma yaşanacağını duyurdu. Rapora göre, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere merkez bankalarının altın alım talebi artık geçici bir strateji değil, uzun vadeli yapısal bir dönüşümün parçası. Anket sonuçları, önümüzdeki 5 yıl içinde doların rezervlerdeki payının belirgin şekilde gerileyerek yerini altına bırakacağına işaret ediyor.
Neden gündemde?
Dünya Altın Konseyi'nin bu çıkışı, özellikle Türkiye gibi altın birikimi yüksek ve yerli tasarrufçu için altının kültürel anlamı büyük olan ülkelerde geniş yankı buldu. Açıklamanın gündemin üst sıralarına oturmasının birkaç somut nedeni var. İlk olarak, merkez bankalarının 2022'den bu yana sürdürdüğü agresif alımların devam etmesi, fiziki talebi rekor seviyelere taşıdı. İkincisi, dünya genelinde jeopolitik gerilimler ve Batı'nın Rusya'ya uyguladığı yaptırımlar sonrası dolar cinsinden rezervlerin güvenilirliğine dair soru işaretleri arttı. Üçüncü olarak, anket katılımcılarının yüzde 29'u gelecek 12 ayda da altın rezervlerini artırmayı planladıklarını belirtti. Bu oran, 2018'de başlatılan ankette tarihin en yüksek seviyesi olarak kayda geçti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2024 yılında da net altın alıcısı olmaya devam etmesi, yerel piyasalarda bu küresel eğilimin birebir yansıması olarak izleniyor.
Bilinmesi gerekenler
Doların küresel ticaretteki hakimiyeti sayısal olarak hâlâ güçlü olsa da IMF verileri, doların küresel rezervler içindeki payının son 20 yılda yaklaşık yüzde 71'den yüzde 58'e gerilediğini gösteriyor. Dünya Altın Konseyi'nin anketi, merkez bankalarının bu boşluğu doldurmak için tercih ettiği varlığın altın olduğunu ortaya koydu. Konseyin raporunda, önümüzdeki 5 yıl içerisinde gelişmiş ülke merkez bankalarının bile “doların alternatifsiz olmadığını” kabul edeceği beklentisi vurgulanıyor. Brüt alımlar tarafında 2023 yılında 1.037 tonla rekor kırılırken, 2024 yılının ilk çeyreğinde de bu iştahın devam ettiği görülüyor. Raporda ayrıca dikkat çeken bir diğer nokta ise dijital para birimleri ve tokenlaştırılmış altın projelerinin henüz fiziki altına olan kurumsal iştahı azaltmaması.
Sırada ne var?
Piyasa profesyonelleri, 5 yıllık projeksiyonda altının ons fiyatındaki yukarı yönlü baskının kalıcı olabileceğini konuşuyor. Merkez bankalarının alıma devam etmesi, arz tarafında madencilik üretiminin sınırlı kalması ve küresel enflasyonla mücadelede yaşanan senkronizasyon sorunu, altını cazip kılmaya devam ediyor. Türkiye özelinde ise kuyumculuk sektörü ve tasarruf sahipleri, Dünya Altın Konseyi'nin bu raporunu, altın ithalat kotaları ve gram/TL fiyatlaması üzerinden tartışmaya başladı. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 68'i, 5 yıl sonra rezervlerinde altının payının bugünden çok daha yüksek olacağını öngörüyor. Bu dönüşüm, uluslararası para sisteminde Bretton Woods sonrası en büyük kırılmalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Sık Sorulan Sorular
Dünya Altın Konseyi'nin son raporunda en çarpıcı bulgu ne?
Ankete katılan merkez bankalarının büyük çoğunluğu, önümüzdeki 5 yıl içinde doların küresel rezervlerdeki payının azalacağını ve altının bu boşluğu dolduracağını öngörüyor. Katılımcıların yüzde 29'u bu yıl içinde de altın rezervlerini artırmayı planlıyor.
Merkez bankaları neden dolardan altına yöneliyor?
Jeopolitik riskler, yaptırımların döviz rezervlerini dondurabilme tehdidi ve enflasyonla mücadele süreci, merkez bankalarını fiziki altın gibi coğrafi ve politik risk taşımayan varlıklara sevk ediyor. Ayrıca doların küresel rezervlerdeki payı son 20 yılda yüzde 71'den yüzde 58'e gerilemiş durumda.
TCMB bu küresel eğilimin neresinde yer alıyor?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, son yıllarda düzenli olarak net altın alıcısı konumunda. 2024 yılında da fiziki ve swap yoluyla rezervlerini çeşitlendirmeye devam ederek Dünya Altın Konseyi’nin raporundaki küresel trende paralel bir seyir izliyor.
Raporda altın fiyatlarıyla ilgili net bir tahmin var mı?
Dünya Altın Konseyi doğrudan bir fiyat hedefi vermiyor; ancak merkez bankalarının yapısal alıcı olmaya devam edeceğine dair güçlü sinyaller, arz-talep dengesi gereği ons altın fiyatı üzerinde uzun vadeli yukarı yönlü bir baskı oluşmasının beklendiğini gösteriyor.