Çeşme Turizm Projesi'ne sert muhalefet: 'Talanın karşısındayız'
Hazine arazilerinin özelleştirilmesini öngören Yeni Çeşme Projesi'ne yönelik tepkiler büyüyor. Çeşme Kent Konseyi ve bölge sakinleri, projeyi 'milyar dolarlık yağma' olarak nitelendirirken, iktidar kanadı projenin İzmir'in altyapı sorunlarına çözüm getireceğini savunuyor.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
İzmir'in turizm cenneti Çeşme, son dönemde altyapı sorunları ve sel felaketleriyle gündeme gelirken, asıl hararetli tartışma 'Yeni Çeşme Projesi' etrafında dönüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeniden gündeme taşıdığı proje, yarımadadaki geniş hazine arazilerinin turizm yatırımlarına açılmasını öngörüyor. 24 Mart 2026 tarihinde Sabah gazetesinde yer alan habere göre bakanlık, İzmir'in turizm gelirlerinden hak ettiği payı alamadığını belirterek bölgeyi Türkiye'nin önde gelen destinasyonlarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Ancak proje, yerel dinamikler ve çevre örgütleri tarafından sert bir direnişle karşılaştı. Cumhuriyet gazetesinin aktardığına göre bölge sakinleri, "Yarımada’da talanın, yağmanın tam karşısındayız" sloganıyla seslerini yükseltiyor.
Neden gündemde?
Tartışmanın fitili, AKP'li bir vekilin İzmir'in kronik altyapı ve çöp sorunlarının çözümünü, Çeşme'deki hazine arazilerinin satılması koşuluna bağlamasıyla ateşlendi. 16 Kasım 2025'te Ege'de Son Söz gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında bu çıkış, "çok dramatik bir beyan" olarak nitelendirildi. Eleştirilerin odağında, projenin bir kalkınma hamlesinden ziyade kamu arazilerinin ranta açılması anlamına geldiği iddiası var. Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, 23 Ekim 2025'te katıldığı bir yayında projeyi "Çeşme’de milyar dolarlık yağma mı?" sorusuyla masaya yatırdı. Ege'de Sonsöz gazetesi ise süreci, bölgede mutabakat olmadığını vurgulayan "Mutabakat değil, itiraz var!" manşetiyle kamuoyuna taşıdı.
Bilinmesi gerekenler
Çeşme, sadece bir tatil beldesi değil, aynı zamanda kırılgan bir ekosisteme ve su kaynaklarına sahip bir yarımada. Geçmiş yıllarda yapılan kontrolsüz yapılaşmalar, bölgenin altyapısını zorluyor. 29 Kasım 2025'te yaşanan şiddetli yağışlarda cadde ve sokakların göle dönmesi, araçların su altında kalması, plansız kentleşmenin ağır sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Hükümet cenahı, yeni yatırımlar sayesinde bu tür sorunların çözüleceğini ve bölgeye modern bir altyapı kazandırılacağını öne sürüyor. Buna karşın muhalif kesimler, satılacak arazilerle elde edilecek gelirin çöp ve kanalizasyon sorununa yama olarak kullanılacağını, bunun da bölgenin doğal dokusunu geri dönülemez biçimde tahrip edeceğini savunuyor.
Sırada ne var?
Gözler şimdi bakanlığın atacağı somut adımlarda ve yerel mahkemelere taşınması beklenen iptal davalarında. Projenin hayata geçmesi durumunda, yarımadanın kuzey kıyı şeridinde yeni oteller ve rezidanslar için imar planı değişikliklerinin önü açılacak. Sivil toplum kuruluşları ise hukuki mücadele sözü veriyor. Çeşme halkı proje sunumlarında "mutabakat var" söylemine karşı kitlesel itiraz dilekçeleriyle cevap vermeye hazırlanıyor. Öte yandan Çeşme'deki sosyal yaşam, tartışmalardan bağımsız bir şekilde akmaya devam ediyor; Hürriyet'in haberine göre Gastronomi Film Festivali ve Milliyet'in sayfalarına taşınan Halk Eğitim konseri gibi etkinlikler, kentin kültürel direncini canlı tutuyor.
Sık Sorulan Sorular
Yeni Çeşme Projesi nedir?
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gündeme getirilen, Çeşme yarımadasındaki hazineye ait geniş arazilerin turizm tesisleri ve yatırımları için tahsis edilmesini öngören bir kalkınma projesidir.
Projeye neden tepki gösteriliyor?
Bölge sakinleri ve çevre örgütleri, projenin kamu arazilerinin ranta dönüştürülmesi anlamına geldiğini, doğal dokuyu bozacağını ve altyapı sorunlarını çözmekten çok büyük bir 'yağma' yaratacağını savunuyor.
Çeşme'deki altyapı sorunları nelerdir?
Yarımada, özellikle plansız yapılaşma nedeniyle kanalizasyon ve drenaj sorunları yaşıyor. Son olarak 29 Kasım 2025’te şiddetli yağışlar sonucu cadde ve sokaklar sular altında kalmış, ulaşım felç olmuştu.
AKP'li vekilin tartışma yaratan sözleri neydi?
Bir AKP milletvekili, İzmir'in kronik çöp ve altyapı sorunlarının çözümünün, Çeşme’deki hazine arazilerinin satışı veya tahsisi koşuluna bağlı olduğunu ifade ederek büyük tepki çekmişti.