AP Türkiye raporu nedir? Strazburg’dan onaylanan 2023-2024 metninde hangi başlıklar öne çıkıyor
Avrupa Parlamentosu'nun 7 Mayıs 2025'te kabul ettiği Türkiye Raporu; yargı bağımsızlığından savunma iş birliğine, hizmet pasaportlarındaki suistimal iddialarından Kıbrıs meselesine kadar birçok kritik mesaj içeriyor.
Bu yazıyı sesli dinle
Ne oldu?
Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, 7 Mayıs 2025 tarihinde 2023-2024 dönemine ilişkin Türkiye Raporu’nu 367 kabul, 74 ret ve 188 çekimser oyla onayladı. Metin, Türkiye’nin AB katılım sürecindeki mevcut durumunu siyasi kriterler, yargı bağımsızlığı, temel haklar ve dış politika ekseninde değerlendiriyor. AP Türkiye Raportörü, raporun görüşmeleri sırasında yaptığı açıklamada “mevcut durumda müzakere sürecinin yeniden başlatılamayacağını” net bir dille ifade etti. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise raporu “ülke aleyhine çarpıtılmış ve önyargılı” bulduğunu belirterek reddettiğini duyurdu.
Neden gündemde?
Raporun gündemde geniş yer bulmasının birkaç somut nedeni var. İlk olarak, Avrupa Komisyonu’nun yıllık ilerleme raporlarından farklı olarak doğrudan seçilmiş parlamenterlerin oylarıyla şekillenen AP raporları, siyasi atmosferin sıcaklığını yansıtması açısından ayrı bir ağırlık taşıyor. Bu yılki metinde yargı bağımsızlığına yönelik eleştirilerin dozu artarken, Türkiye’nin Ukrayna savaşı bağlamında oynadığı arabulucu rolü ve jeopolitik önemi ise “stratejik ortaklık” vurgusuyla karşılık buldu. Raporda dikkat çeken bir diğer unsur, özellikle Diken ve Euronews’in altını çizdiği “hizmet pasaportlarının suistimal edildiğine” dair duyulan üzüntü ifadesi oldu. Pasaport uygulamasındaki aksaklıklar, parlamenterler arasında Türkiye’nin vize muafiyeti yol haritasına uyumuna dair güvensizliği besleyen bir örnek olarak kayda geçti.
Bilinmesi gerekenler
Raporun satır aralarında birbiriyle çelişkili gibi görünen ama aslında AB’nin mevcut pragmatik tutumunu yansıtan mesajlar bulunuyor. Bir yanda “kriterler müzakere edilemez” denilerek katılım sürecinde geri dönüş olmadığı hatırlatılırken, diğer yanda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesi çağrısı yapılıyor. Metin, Türkiye’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları delme riski konusunda ihtiyatlı bir dil kullanırken, İsrail-Hamas savaşındaki söylemleri nedeniyle Türkiye’yi eleştiriyor. Kıbrıs sorununda ise iki devletli çözüm modelinin reddedildiği ve BM parametrelerine bağlı kalınması gerektiği yineleniyor. DW’nin haberine göre, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve AİHM kararlarına uyumdaki eksiklikler yargı bölümünde en sert başlıkları oluşturuyor. TBMM Başkanı ise raporun kabulünden iki gün sonra yaptığı açıklamada belgeyi “tek yanlı ve haksız” olarak nitelendirdi.
Sırada ne var?
AP raporları bağlayıcı kararlar içermiyor; ancak hem Komisyon’un tavsiyelerine hem de üye ülkelerin liderler zirvesindeki tutumlarına politik bir zemin oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde gözler, 2025 sonbaharında yayımlanması beklenen Avrupa Komisyonu Türkiye İlerleme Raporu’nda olacak. O raporda, AP’nin işaret ettiği hizmet pasaportu suistimali iddialarına ilişkin daha teknik değerlendirmelerin yer alması muhtemel. Savunma iş birliği konusunda ise bazı üye ülkelerin Türk savunma sanayii ürünlerine yönelik ambargolarını gevşetme ihtimali, jeopolitik dengeler nedeniyle hala masada duruyor. Türkiye-AB ilişkilerinde kısa vadede tam üyelik perspektifinden ziyade, seçici iş birlikleri ve Gümrük Birliği modernizasyonu üzerinden ilerleyen bir diyaloğun hakim olacağı görülüyor.
Sık Sorulan Sorular
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu bağlayıcı mı?
Hayır, AP raporları hukuki olarak bağlayıcı değildir. Ancak AB kurumları ve üye devletler nezdinde güçlü bir siyasi tavsiye niteliği taşır ve kamuoyu oluşturur.
Raporda en çok hangi konular eleştirildi?
Yargı bağımsızlığı, temel hak ve özgürlüklerdeki gerileme, AİHM kararlarına uyum eksikliği ve hizmet pasaportlarının usulsüz kullanımı öne çıkan eleştiri başlıkları oldu.
Türkiye rapora nasıl bir tepki verdi?
Dışişleri Bakanlığı raporu çarpıtılmış ve önyargılı bularak reddettiğini açıkladı; TBMM Başkanı da benzer sözlerle raporu 'tek yanlı ve haksız' bulduğunu ifade etti.